33

İmamoğlu’ndan Diyarbakır Ziyareti

PlaceHabere git

İmamoğlu’ndan Diyarbakır Ziyareti

Haber Tarihi :

2019-09-01 06:18:22

Haber Beğenisi

  • Bu haber için değerlendirmede bulunan ziyaretçilere göre ortalama puan şu şekilde

    • | Katılım : 0

Ekrem İmamoğlu görevden alınan Türk ve Mızraklı ile görüştü: Kamu vicdanı yerine kayyum atanması gaflettir.
Cumhuriyet Halk Partili (CHP) İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu ve eşi Dilek İmamoğlu ile birlikte 31 Ağustos günü Diyarbakır'ı ziyaret ederek hükümet tarafından belediyeye atanan kayyum ile ilgili görevden alınan HDP'li belediye başkanları görüştü. İmamoğlu’nun yaptığı bu anlamlı ziyarete ise Diyarbakır halkının yoğun ilgisi oldu.
Hükümetin “kayyum ataması” olarak bilinen çıkmaz politikasının son kurban belediyeleri Diyarbakır, Mardin ve Van oldu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu 31 Ağustos günü Diyarbakır’a gitti. Burada ilk olarak CHP il binasını ziyaret etti.
Kayyum atanan Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir belediyeleri ile Kayapınar Belediyesi’nde açıklamalarda bulunan İmamoğlu’nun ziyaretine ilişkin Diyarbakır'ın görevden alınan Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı, "Buraya gelmeniz bizim için bir ışık, bir güçtür." dedi. Görevden alınan Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk ise görüşmede, "Freni patlamış bir araba var ve onu durdurmak için bir set oluşturmak lazım." şeklinde konuştu.
Ekrem İmamoğlu ise kayyum atamalarını ilişkin; "Nefesimizin ne kadar daraldığını İstanbul'da hissettik. Umarım bu yanlış en kısa zamanda çözülür. Seçilmiş belediye başkanlarının yerine kayyum atanması ne yazık ki gaflet ve delalettir.” diyerek tepkisini dile getirerek şunları söyledi;
“Kıymetli basın mensubu arkadaşlarım Diyarbakır'dayız ve gerçekten Diyarbakır'ın sıcak karşılaması bize bütün sıcaklığını havaalanında hissettirdi. Çok mutlu oldum, beni karşıladılar. Seçim öncesi bir gencimiz sosyal medyadan gelip kampanyanda çalışacağım, düğünümü erteliyorum demişti. Düğünümü seçimden sonra sizinle beraber yapmak istiyorum demişti. Bu sosyal medyada da baya gündem olmuştu. Mutlaka düğününe katılacağım demiştim. Böyle bir seyahat planlanmıştı. Diyarbakır üzerinden de geçerek selamlamayı arzu etmiştik. Tabii bu seyahat bir düğüne gidişin yanı sıra farklı anlamlar da kazandırdı. Elbette Diyarbakır'a gelip bu kadim kenti hissetmek çok değerli. Ben iki yıl önce ilk kez geldiğimde çok etkilenmiştim. Böyle güzel ve kadim bir kentin birçok medeniyeti içerisinde barındırmış, farklı etnik grupları içerisinde barındırmış şehrimizi elbette gönül farklı bir noktada görmek ister. Gerçekten ilgi duyulan, gelinip gezilen bir kent olmasını arzu ederim. Ancak bugün yüklenen anlam gereği benim sizlere elbette birkaç şey söylemem lazım.

Öncelikle bir şey söyleyeyim. Çok değerli bir seçim süreci yaşadık. Demokrasi adına çok önemli bir seçim yaşadık, İstanbul'da özellikle bir nevi iki turlu olması çok daha farklı anlamlar yüklemiştir. 31 Mart ve 23 Haziran süreci vatandaşımızın tamamının demokrasiye sahip çıkma duygusu ispat olunmuştur. Yani oy versin vermesin herkes demokrasi için mücadele etmiştir bence. Günün sonunda Türkiye'de demokrasi kazanmıştır. Onun için devletimizi, milli birliğimizi, siyasal sistemimizi, üzerine inşa ettiğimiz çok değerli kavramlar var ve bunları hiçbir zaman unutmamalıyız. Cumhuriyet, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve milli irade. Bu kavramların içini boşaltmak, değersiz kılmak, geçersiz hale getirmek devletimize yapılabilecek en büyük kötülüklerden biridir. Bu kavramların ardında çok köklü bir tarih yatıyor.

Dün 30 Ağustos Zafer Bayramımızı İstanbul'da büyük bir coşkuyla kutladık. Elbette eksikliklerimiz olacak ama yıllar içerisinde bunları tamamlayacağız. Hangi siyasi görüş, hangi inançtan, hangi kökenden olursa olsun egemenlik kayıtsız şartsız milletindir diyenlerin yazdığı ve yazmaya devam ettiği çok onurlu bir tarihtir bu. Bizler bir kişinin, bir ailenin, bir grubun ya da bir kesimin değil milli iradesine uygun olarak yönetilme kararlılığını ortaya koymuş, bunun için bedeller ödemiş bir devletin vatandaşlarıyız. Böyle bir ülkede kendi iradesini milletin iradesinden üstün görme gafletine düşenler bunun bedelini en ağır şekilde öderler. Seçilmiş belediye başkanlarının soyut ve hukukta karşılığı bulunmayan, kamu vicdanını ikna etmekten uzak sebeplerle görevden alınarak yerine kayyum atanması da ne yazık ki gaflet ve delalettir. Seçimle gelenin seçimle gitmediği yerde ne demokrasi olur ne de hukukun üstünlüğü kalır." İmamoğlu basın açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

İmamoğlu basın toplantısının ardından Diyarbakır’da temaslarda bulunarak, katledilen eski Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin mezarını ziyaret etti. İmamoğlu’na ziyarette CHP milletvekili Sezgin Tanrıkulu da eşlik etti.

Dogan Presse

Bu içeriğe ait anahtar kelime bunamadı...

İçerik Yönetim Sistemi

İlkeli ve objektif haberlerin merkezi.

Beni haberdar et

Foto Galeri